
BİR YOLCULUK, BİR KARŞILAŞTIRMA
Marmaris’ten yola çıktık…
Önce Rodos, ardından gemiyle Atina. Atina’dan İtalya’ya geçtik; İtalya’da katıldığımız turla yolculuğumuzu İsviçre’nin Ticino Kantonu’nda, Lugano Gölü kıyısında noktaladık. Bir tatil güzergâhı gibi görünen bu rota, aslında bize sadece şehirler değil; yaşam biçimleri, ekonomi, fiyatlar ve insanların hayata bakışını da gösterdi.
Gezdiğimiz her yerde sadece sokakları, meydanları, tarihi yapıları değil; market raflarını, restoran fiyatlarını ve turizm anlayışını da inceledik. Rodos, Atina ve İtalya’da market fiyatları Türkiye’ye kıyasla şaşırtıcı derecede….
0,5 litrelik sular 15–20 TL, 1 litrelikler 30–40 TL civarındaydı.
Şaraplar 70 TL’den, biralar 50 TL’den başlıyordu.
Sebze ve meyve bizden biraz pahalı olsa da; et, süt ve temel gıda ürünleri Türkiye’nin oldukça altındaydı.
İsviçre’ye geçtiğimizde ise tablo değişti.
Lugano, yüksek yaşam standartlarıyla bilinen, dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olma unvanını sonuna kadar hak ediyor.Lugano gibi şehirlerde yaşam maliyetleri oldukça yüksek.
Resmî verilere göre, İsviçre’de konforlu bir yaşam için kişi başı aylık en az 2.569 CHF gerekiyor. Ancak ortalama brüt maaşın 6.500 CHF civarında olduğunu düşündüğünüzde, bu pahalılığın neden “normal” karşılandığını da anlıyorsunuz. Maaş yüksekse, hayat pahalı; ama paniksiz, sakin ve güvenli….
Lugano;
İtalyanca konuşulan İsviçre şehri.
Ticino Kantonu’nun ve güney İsviçre’nin en büyük yerleşimi.
Yaklaşık 62 bin nüfusa sahip, çevresiyle birlikte 150 bin kişilik bir kentsel alan oluşturuyor.
Ulaşım ise Avrupa genelinde olduğu gibi son derece ucuz ve düzenli.
Milano–Lugano arası tren yolculuğu yaklaşık 1 saat 20 dakika sürüyor; biletler 25 Euro’dan başlıyor. Otobüsle ise bu yolculuk 7 Euro’ya kadar düşebiliyor. Konaklama, şehir vergilerine rağmen çoğu yerde makul seviyelerde…
İsviçre’de fiyatların yüksek olmasının en önemli nedeni ise personel maliyetleri. Örneğin McDonald’s…
Dünyada en yüksek maaşı alan personelin çalıştığı ülkelerden biri İsviçre. Bu nedenle McDonald’s ürünlerinin en pahalı satıldığı yerlerden biri de yine burası. Fiyat pahalı ama sistem adil; çalışan kazanıyor.
Gezdiğimiz şehirlerde yılbaşı havası hâkimdi. Noel pazarları, sıcak şarap tezgâhları, ışıklar ve sakin bir kalabalık… İnsanlar acele etmiyor, bağırmıyor, panik yapmıyor. Hayat “relax” akıyor.
Havaalanında sohbet ettiğimiz Türk öğrenciler de İtalya’yı özellikle tercih ettiklerini söylediler. Sebep netti:
“Ucuz, yaşanabilir ve ulaşılabilir.”
İsviçre en iyi iş-yaşam dengesine sahip ülkeler arasında.
Öte yandan Dünya Sefalet Endeksi’nde Türkiye, 156 ülke arasında 21. sırada ve Avrupa’da ilk sırada yer alıyor.
Bu yolculuk bize şunu gösterdi:
Sorun sadece fiyatlar değil.
Sorun gelir–gider dengesi, huzur, güven ve geleceğe dair umut.
Gezdik…
Karşılaştırdık…
Ve bir kez daha anladık ki, bazı ülkelerde hayat pahalı, ama insan ucuz değil.!