
Bir yanda ‘Bekle bizi Marmaris’ diyerek gelen belediye, diğer yanda ‘odalarda ışıksızım’ diyerek tutunmaya çalışan esnaf…
Evet, Marmaris’in bugün geldiği noktada artık ‘kim ne yapmalı?’ sorusu değil, ‘kim neden yapmıyor?’ sorusu sorulmalıdır.
Odalar…
Marmaris Ticaret Odası’nın ‘gayretkâr yaklaşımları’ dışında, dışarıdan görünen tablo nettir.
Tablodan ilerleyelim…
Bakın, turizm, Marmaris’in ‘ana damarıdır.’
Tabloya baktığımızda bu damarın ‘kontrolsüz’ büyüdüğünü görüyoruz!
Görünen, bu kontrolsüzlüğün Marmaris’i beslemek yerine yorduğudur. Buda net.
Belediye Meclis’ine gelelim…
Meclis’se açık soru…
Marmaris her sezon daha fazla konuk ağırlıyor.
Bu kontrolsüz artışa karşı hazırlanmış bir ‘iyileştirme master planı’bulunuyor mu?
Eğer varsa, sektörün yaşadığı kayıpları telafi edecek somut ve takvimlendirilmiş adımlar neler? Örneğin; otopark kapasitesi hesaplanıyor mu?
Hesaplanıyorsa planı ne aşamada?
Uzun yıllardır konuşulan konuşuldukça içinden çıkılmaz bir duruma dönüşen ‘otopark plan hikâyesi’, her yıl adeta ‘yılan hikâyesine’dönüyor.
Her seferinde başa sarılıyor…
Evet, ta Mehmet Oktay döneminden beri konuşulan;
AYDEM Şubesi ile VakıfBank’ın yanındaki araziye yapılması planlanan otopark…
‘Navigasyon atmayı’ bırakıp, bu sorulara net cevap vermek gerekiyor…
Şayet verilemiyorsa, ortada yönetim değil, erteleme var demektir.
Otoparkta park edip buradan soralım; önümüzdeki sezon ve devam eden sezonlar için; ‘trafik’, trafikle birlikte ‘otopark’, bunların yanında ‘turizm çeşitliliği’ konularında yol haritası nedir?
Bu noktada; Marmaris’te otopark yönetmeliğinin ne ölçüde uygulandığı, UKOME’nin ilçe adına kapsamlı bir otopark ve ulaşım planı olup olmadığı da tartışılırken; turizm fuarlarının kente gerçek katkısı ve turizmin ‘deniz, alışveriş, jeep safari’ ve ‘tekne turlarıyla’ sınırlı kalıp kalmayacağı soruları yeniden gündeme geliyor.
Buradan hareketle…
Belediye meclisi yalnızca gündem maddelerini oylayan ‘oyalayan’ değil, şehrinin geleceğini planlayan bir yapıdır.
Tam bu noktada…
Turizmi konuşmayan bir belediye meclisi, yaşadığı şehrin
en büyük meselesini ‘yok sayıyor’ demektir.
Odalar…
Rapor yazmakla, toplantılara katılmakla, temenni cümleleri kurmakla‘turizmimizin gidişat süreci’ yönetilemez.
Odaların görevi yalnızca temsil etmek değildir. Baskı oluşturmak ve yönlendirmektir.
Bakın, söyleyelim; acı ama gerçek; ‘Sessiz kalan oda, üyelerinin geleceğini masada bırakır!’
Herkes yetkili, kimse sorumlu değil. Marmaris’te en büyük sorun budur.
Yetki çok, sorumluluk yok. Buda gerçek!
Belediye ‘sektör’ diyor, odalar ‘yerel yönetim’ diyor,
sektör de ‘odalar’ diyor. Ne güzel değil mi?!
Zincirleme karışıklık devam ediyor.
Turizm ‘fotoğraf karesi’ değildir…
Açılışlarda poz vermek, sezon başında umutlu konuşmalar yapmaksorunları çözmüyor…
Turizm; plan ister, cesaret ister, karar ister.
Belediye Meclisi’ne çağrı(m)dır; turizmimizin geleceğini, geniş açıyla; birilerini acıtacak, üzecek, kızdıracak olsa da gündeminize alın. Ertelemeyin. Marmaris’i ‘koruyacak’ kararlar üretin.
Odalar; ‘sessizliği bırakın’… Üyeleriniz adına ‘risk alın’...
Turizmimizin bu gidişatı değişmezse; gelecek sezon/yıllarabırakılacak tek şey, kuru kalabalık sezonlar ve tükenmiş bir Marmaris olacaktır… ‘Yetki’ kimdeyse, ‘sorumluluk’ da ondadır.