
Sanat yazarı Didem Özyamanoğlu Meram, müziğiyle son dönemde adından sıkça söz ettiren Derya Pınar Şarlak ile kariyer yolculuğunu, ilham kaynaklarını ve sahnede hissettiklerini konuştu.
Öncelikle kendinizden biraz bahseder misiniz.
-Merhaba Didemciğim öncelikle sana sevgilerimi sunarak başlamak istiyorum. Hem seni tanımaktan hemde aynı projede yer almaktan mutluluk ve gurur duyduğumu belirtmek isterim.. Gönlünün güzelliği ve güçlü kaleminle nice güzel şiir ve bestelerle kalbimize dokunacağına eminim.. Ayrıca bana köşende yer verdiğin için teşekkür ederim başarılarının daim olmasını canı gönülden diliyorum.
Ben Derya Pınar Şarlak İzmirliyim. Göçmen bir ailenin kızıyım. Annem Selanik göçmeni, babam ise Antalyalı yani bir yanımda Yörük. Eğitim hayatımı 9 Eylül Üniversitesi turizm ve otel işletmeciliği bölümünde tamamladım .. Müzik aşkımda çocukluğumdan beri süregelmekteydi hep şarkı söyleyerek dans ederek ve dinleyicilerime konser vererek hayal ederdim kendimi.. Nitekimde öyle oldu kendimi geliştirdim gözlemledim ve Allah’ın bana vermiş olduğu sesi, armağanı hayatımla bütünleştirdim. 15 yaşımdan beri profesyonel olarak sahne alıyorum.. Abim bandocu deniz astsubayı onlarla yıllarca çalışma fırsatım oldu. Konserler özel gecelerde sahne aldım çok şey kattılar diyebilirim. Bir yandan da mekanlarda İzmir ve çevresinde sahne almaya devam ettim…
Şarkınız ‘Yakmaz mı Sandın’, nasıl ortaya çıktı?
-İlk teklimi çıkarmanın zamanı geldiğinde kendimi o an güçlü ve üretken hissettiğim andı. Sevenlerime bir şarkı armağan etmek istedim.. Çok duygusalım ne kadar oğlak burcu olsam da, aslında ruhuma dokunan bir eser ararken değerli büyüğüm hocam şarkımın bestecisi Sinan Özşeker ile iletişime geçtik. Bir çok eser arasından kalbime dokunan ‘Yakmaz mi sandın’ oldu. Tabi ki söz yazarımız çok kıymetli Didem Meram’ın kalemindendi.. Didem’cim tekrar yüreğine sağlık besteyle bütünleşince bu şarkıya karar kıldık. Aranjörümuz canım arkadaşım Fırat Özbaylar’la çalıştık.. Beni çok iyi anladı ve istediğimiz alt yapıyı oluşturduk. Bir çok ezgi ve ses tınısı mevcut.. Çok keyifli başarılı bir iş ortaya çıkardık emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.. Mutlaka dinlemelerini tavsiye ederim.
Düet yapmak istediğiniz bir sanatçı var mı?
-Yabancı müzik dinlemekten aslında söylemekten de büyük keyif alıyorum. Ancak ülkemizde çok değerli güçlü sesler var. Funda Arar, Linet, Sezen Aksu favorilerim arasında.. Hala aynı tutkuyla söyleyebilirim ki, Funda Arar’la düet yapmak aynı sahneyi paylaşmak çok isterdim.
Yeni Projeleriniz var mı?
-Yoğun sahne hayatım özellikle Ankara’da devam etmekte.. yine bir proje zamanım geldi de geçiyor en yakın zamanda sürprizlerim olacak yeniden sevenlerime inşallah.
Sanatçı olmasaydınız hangi mesleği seçerdiniz?
-Hayatımda yapabildiğim en iyi meslek sanırım şarkı söylemek. Bununla doğdum ama aynı zamanda turizmciyim, yani hizmet sektörü halkla iliskiler yönetim ve liderlik işlerinde bas
şarılıyım bir oğlak burcu olarak.. Belki de veteriner olmak çok isterdim.. Çünkü hayvanları çok seviyorum ev sahipliği yaptığım tedavilerini üstlendiğim bir çok kedim var.. Aslında tüm mücadelem en çokta onlar için. Çocuklar, kadınlar, doğa ve hayvanlar kırmızı çizgim..
Müziğe yeni başlayanlar için neler tavsiye edersiniz?
-Müzik bir tutku var oluşta içten gelen bir yolculuk bu armağanın size verildiğini bilirsiniz ve önüne hiç bir şey geçemez hayallerimizin peşinden kendimizi geliştirerek gitmeliyiz.. Sanat hayatlarında küçük kardeşlerime tavsiyem şu olabilirdi.. Kendinizi müzikal anlamda geliştirin ve deneyim kazanın en iyi prova sahnede olan andır.. Ne kadar çok sahne deneyiminiz olursa o kadar çok ustalaşırsınız ve iyi bir gözlemci olmalıyız. Repertuar müzik tarzlarının çeşitliliği de önemli.. kulağı sürekli çok sesli geliştirmek önemli ve karakterlerinden taviz vermeden inandıkları yolda başarıyla gitmelerini temenni ederim.. Hayatta tüm iyi insanların dilekleri kabul olsun..
Köşende bana yer verdiğin değerli vaktini ayırdığın için tekrar çok teşekkür ederim Sevgili Didem… Marmaris Postası okuyucularına sevgilerimi sunuyorum…