TMMOB Muğla İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Coşkun Çatalkaya tarafından; “kadınlara yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve kadın cinayetlerine karşı mücadele” başlığı altında bir basın bildirisi yayımlandı.
Bildiride; “1857 li yıllarda ABD de başlayan kadın hareketleri Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 16 Aralık 1977 yılında 8 martın DÜNYA KADINLAR GÜNÜ olarak anılmasını kabul etmesiyle kadın hakları hareketinde odak noktası olmuştur. 8 mart tarihinin seçilmesinde çeşitli görüşler olsa da BM sayfasında Rusya’da Çarlığa son veren 1917 Şubat Devrimi’nin sonrasında 8 Mart günü kadınların protesto eylemleri ve grevleri işaret edilmektedir.
İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasını ve teşvik edilmesini amaçlayan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ülkemizde 1921 yılında kutlanmaya başlamış ancak sonraki yıllarda kapalı mekanlardan dışarı çıkamamıştır. 1975 yılında BM Kadın On Yılı ilan edilmesiyle sokaklara ve meydanlara taşınmaya başlamıştır.
Ülkemizde kadınlar üzerindeki baskı ve sömürü, düzenin ve gericiliğin temel dayanakları arasındadır. Aile, eğitim, çalışma yaşamı, istihdam ve bütün toplumsal yaşamda açıkça görülebilen her türlü şiddet son yıllarda artmıştır ki bu tesadüfi değildir. Laiklik karşıtı, dinsel toplum kurgusuna sahip, dinci-gerici zihniyetle kuşatılan toplumlarda kadın özgürlüğüne yer yoktur, kadın-erkek eşitliğine inanılmamaktadır; hemen her vesileyle kadınların bedenleri ve varlıkları üzerinde baskı ve “sahiplik” oluşturmaya çalışmaları bu yüzdendir. Bu politikalar sermaye çıkarları ile gericiliğin ideolojik-kültürel-siyasi dünyasının nasıl uyuştuğunu göstermektedir. Tüm kadınlar gibi kadın meslektaşlarımız da kapitalist sistem tarafından ucuz ve düşük nitelikli işgücü olarak değerlendirilmekte ve güvencesiz, kayıtdışı ve düşük ücretlerle çalışmaya zorlanmaktadır. Kadın işsizliği her geçen gün artmaktadır.
Mevcut sistem , kadın cinayetlerine ve faillerine çeşitli adlar altında ceza indirimleri uygulanmasına ya da serbest bırakılma kararlarına kayıtsız kalmakta, hatta katilleri ödüllendirmektedir.
TMMOB; kadın emeği, bedeni, maddi ve ruhsal yaşamı üzerindeki bütün sömürü ve baskı biçimlerine karşı durur ve kadın özgürleşmesinin yanında yer alır, destekler; toplumsal cinsiyet eşitliğini savunur, “eşit işe eşit ücret” anlayışının cinsiyet farkı gözetmeksizin uygulanması için girişimlerde bulunur, meslektaşlarının ve bütün kadınların uğradığı cinsiyetçi ayrımcılığa karşı mücadele eder.
Ülkemizin aydınlık geleceğini, kadınlarımızı, doğamızı ve mesleklerimizi savunmaktan vazgeçmeyeceğiz” denildi.